English
TANITIM | ETKİNLİKLER | FESTİVALLER | SERGİ & FUAR | SİNEMA | TİYATRO | KONSER | GÖSTERİLER | HABERLER
 
 
17.11.2018 Cumartesi  
 
  ANA SAYFA  | SPONSORLAR  | ARŞİV  | ETKİNLİK MERKEZLERİ  | LİNKLER  | İLETİŞİM   
 
 

Ekle Çıkar  
 

 
ATAV Baskanı Nizamettin Sen'in Kaleminden.. <<< Geri Dön  
 

 

Kış Zor Geçecek

Turizmin çeşitlendirilmesi, 12 aya yayılması ve kış aylarında sahil bölgelerinde turizmde çalışanların, istihdam kaybı olmadan yapılması konusundaki yazımın ikinci bölümüne geçmeden okuduğum yeni bir haberi ileteyim. Mayorka bu kış otellerinin  yüzde 80 ini kapatmış ve planlanan uçuşlar da %10 eksideymiş. 2 ay önceki haberde de, İspanyol otelcilerin, Avrupa’dan birkaç yıldır Türkiye’ye başlatılan, inanılmaz düşük fiyatlı “Shopping” Alışveriş turlarının, İspanyol Adalarının kış turizmini baltaladığını vebu haksız rekabetin önlenmesi için girişimde bulunduklarını, okumuştum. Bu girizgahtan çıkarılacak ders, İspanya’nın kış turizminde gerilediği ve bizim kış turizmini başlattığımız olmamalıdır.

 
Kış turizmi için geliştirilmesi gereken bir stratejinin de “Alış-veriş turizmi” olması gerektiği bahsinde bu konuyu işleyeceğim.
 
Spor Turizminde kaldığımız yerden devam edelim;
 
BİSİKLET:
Bu spor anılınca herkesin aklına “Tour de France” Fransa Bisiklet Turu gelir. 1903 e tarihlenen ve bizim ilk televizyonun Türkiye’de yaygınlaştığı yıllarda tanıştığımız o görüntüler hep hafızamdadır. Ama övünerek söylemeliyim ki, son yıllarda Eurospor’da gösterilen, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu görüntüleri göğsümü kabartmıştır.
 
Türkiye’deki bisiklet sporunun tarihi de hiç yeni değilmiş, 1924 de kadar uzandığını yeni öğrendim. Kuşkusuz 1940 daki Balkan Bisiklet turnuvasında takımımızın 2. olmasına kadar bir sessizlik dönemi hakim olmuş. Sonraları ise parlak başarılar elde edilmiş .
 
Hasan Can ‘ın 1977'de Fransa Tour L'avenir Ödülü'nü aldı gibi. 1968 Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ise tam bir dönüm noktasıdır. 2014 yılında 50. Yılı düzenlenecek olan bu müthiş organizasyondan, ne yazık ki tanıtımda yeteri kadar yararlanamıyoruz.
 
Türk Dağ Bisikleti tarihi 1997'de ilki yapılan Uluslararası Alanya Dağ Bisikleti Kupası ile başladı. Yani Antalya bu işi, ilk turizm amaçlı başlatandır. Tıpkı 1991 de başlayan Alanya Triatlon’u gibi. 2007 Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası'na Türkiye, Ürgüp'de ev sahipliği yapmıştır. Kapadokya bölgesinin tanıtımına, bu organizasyon çok katkı sağlamıştır.
 
Almanya’da 69 milyon bisiklet kullanıcısı var. Bu şaşırtıcı rakkam kuşkusuz size bunların hepsinin sporcu olduğunu düşündürmez ama hepsinin bu spora ilgili olduğunu kanıtlar.
 
Genel anlamda Almanya’da 580.000 dernek var. Bunlar içinde 91.000  spor derneği 24 milyon üyesi ile büyük paya sahiptir. Avrupa’nın diğer ülkelerinin spor derneklerinin sayılarının toplamı, spor konusunda, turizm açısından ne kadar büyük potansiyel oluşturduğunu anlamamıza yeter.
 
Mayorka  Adası ve İspanya ana kıta, yıllarca kışın bisiklet klüplerinin kamplarını kendilerine çektiler. Pazarlamalarında bisiklet klüpleri onlar için öncü güç oldular. Çünkü bu spor dalının sporcuları,konaklama sektörünün sporcu tercihinde ön sıradadır.Bisiklet sporcuları sesiz ve en sorunsuz gruptur, işletmeye hiç yük olmazlar.
 
Son yıllarda Alanya, Kemer bölgesinde gördüğümüz grupların, özellikle Kemer bölgesinin yani Antalya’nın batısına hayran oldukları ve tercihlerini kullandıklarını biliyoruz. Onların en büyük sıkıntısı ise Karayollarının sık, sık yol inşaatları ve trafik yol güvenliğidir. Kış turizminin gelişmesinde bu potansiyel, göz ardı edilmemelidir.
 
FUTBOL:
Futboldan anlamam diyebilirim ama Antalya gibi yılda Avrupa’dan tutun da Kore’ye kadar, 2700 profesyonel futbol takımının kış kampı yaptığı bir kentte, uluslararası standartta bir stadyumun olmamasını hiç anlamam. Bir turizm kentinin futbol kulübünün (Antalyaspor), yıllarca kendi yağıyla kavrulmasının, devlet tarafından seyredilmesi de manidardır.
 
Türk Hava Yollarının Avrupa futbol takımlarına, sponsor olmasını düşündüğümde ise Antalya adına içim kan ağlamaktadır. Umarım inşaatına başlanan Antalya Stadyumunun bitirilmesiyle, bu eşiği atlayacak ve ANTALYA CUP bir marka olarak doğacaktır. O zaman gerçekten kış turizmine uluslararası kitlesel bir futbol sever potansiyeli eklenecektir. Kuşkusuz bu hedef (vizyon), bu günden planlanmalı ve çalışmalar başlatılmalıdır.
 
MARATON:
Ve1979 yılında bir grup Alman turistin girişimiyle gerçekleştirilen ve 1 Nisan'da yapılan ilk maratonu görenler, bunun iyi bir 'şaka' olduğunu düşünmüşlerdi. Yıldan yıla gelişen Kıtalararası İstanbul Avrasya Maratonu'nun 35.si gerçekleştirildi. Kaç kişinin katıldığından ziyade kaç kişinin İstanbul’a gelerek izlediği ve bu maratonun dünyada kaç kişiye ulaştığı ve hatta ne ölçüde Türkiye ve İstanbul hakkında ”OLUMLU İMAJ” oluşturduğu önemlidir.
 
Vodofone, İstanbul Maratonuna sponsor olmakla yeni bir strateji çizilecek mi, hep beraber göreceğiz!
 
Berlin Maratonunu 750.000 kişi izlerken ne İstanbul Avrasya, ne de Antalya Öger Maratonu böyle bir hedef ile kendini donatmıyor.
 
Antalya Maratonu daha çok genç ama Almanya’da bilinirliği bir hayli fazla.  
 
Sponsor sorununu mutlaka uluslararası bir marka ile çözmesi gerekmekte. Kış turizmine katkı sağlamak için tur operatörü Öger’in başlattığı ve çalışanlarının büyük amatör ruhla bu maratonu Antalya’ya hediye ettiği, Antalya Öger Maratonu, Antalya için bir şanstır ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yanında tüm kamu özel sektör öncelikli olarak bu MARKAyı yeni bir strateji ile desteklemelidir.
 
Diğer spor dallarının alt yapılarının oluşturulması, önemsenerek desteklenmesi aynı şekilde gerekmektedir. Kış turizmine sağlayacakları sınırsız katkı yadsınamaz.
Devam edecek 
 

 

 
 
COPYRIGHTS 2008 ANTALYA FESTIVALS Antalya Tanıtım Vakfına Aittir. (Tüm Hakları Saklıdır - All Rights Reserved)  
www.antalyafestivals.org internet sitesinde yer alan her türlü etkinlik veya aktivite için bilgiler, bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi veya kuruluşlardan temin edilmiş olup, ATAV (Antalya Tanıtım Vakfı) tarafından herhangi bir maddi menfaat temin edilmeksizin genel anlamda bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu etkinlik veya aktivitelerde oluşan gecikme ve iptallerde ATAV sorumlu değildir.
Antalya Kadın Müzesi