English
TANITIM | ETKİNLİKLER | FESTİVALLER | SERGİ & FUAR | SİNEMA | TİYATRO | KONSER | GÖSTERİLER | HABERLER
 
 
16.11.2018 Cuma  
 
  ANA SAYFA  | SPONSORLAR  | ARŞİV  | ETKİNLİK MERKEZLERİ  | LİNKLER  | İLETİŞİM   
 
 

Ekle Çıkar  
 

 
Handan Boyce: 2015'te küresel tehditler toplantı sektörünü etkilemez. <<< Geri Dön  
 

 

Haliç Kongre Merkezi Genel Müdürü Handan Boyce, 2015 yılında kongre sayısında bir azalma olmasını beklemediklerini ifade eden Haliç Kongre Merkezi Genel Müdürü Handan Boyce, "Türkiye'de buna sebep olacak bir durum yok. Sadece bir algı var. Gerçekçi olarak durumu değerlendirip, ne yapılması gerekiyorsa onu yaparsak ne 2015'te ne 2016'da ne de 2017'de bir sıkıntı yaşamayız" dedi.

 

Dünyanın önde gelen konferans, etkinlik ve destinasyon yönetimi firmalarının oluşturduğu INCON Grubu'nun yetkilileri, 9-11 Şubat tarihleri arasında her sene düzenlenen üniversite ve liderlik toplantılarını İstanbul'da gerçekleştirdi. Haliç Kongre Merkezi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyon kapsamında "INCON Sektör Semineri" düzenlendi. Türkiye ve uluslararası toplantı sektörünün önde gelen isimlerinin bir araya geldiği seminerde sektöre ilişkin gelişmeler, tercih edilen toplantı destinasyonlarından biri olan İstanbul'un konumunun sürdürülebilirliği için gerekli olanlar, İstanbul'un geleceğine yönelik ortak stratejilerin oluşturulması ve global tehditlerin destinasyona etkileri tartışıldı. Seminer ile ilgili bilgi aldığımız Haliç Kongre Merkezi Genel Müdürü Handan Boyce, TurizmdeBuSabah'a şunları söyledi:

"Semineri iki farklı bölümde değerlendirdik. Her şeyden önce toplantı ve kongre sektörünün INCON partnerleri dediğimiz CPO'larını ve DMC'lerini ağırlamaktan çok mutluyuz. Çünkü onlar İstanbul da dahil dünyanın her yerinde kongreler yapan büyük CPO'lar. Onların tecrübelerini dinlemek bizim için çok önemliydi. Seminerin ilk bölümünde daha çok kongrelerin nasıl alınacağı, ihale sürecinin ve şu anda dünyadaki toplantı sektöründe trendlerin neler olduğu ve nelere dikkat edildiği konuşuldu. Bu daha eğitici bir bölümdü. 

"MEDYA BAZEN ÇOK NEGATİF OLABİLİYOR"

Hilton Worldwide Türkiye Genel Müdürü Armin Zerunyan, DEKON Grup Müdürü Micheal Kern ve benim katıldığım panelde ise dünyada gittikçe artan global tehditler, politik riskler ve şehirlerin bundan nasıl zarar gördüğü konuşuldu. İstanbul özelinde bunları yaşamış bir şehir olarak biz neleri tecrübe ettik, neler yapabiliriz ve daha iyi neler yapmamız gerektiğiyle ilgili bir tartışma paneliydi bu. Panelde bir neticeye vardığımızı söylemek çok iddialı olur. Konuştuğumuz konular arasında medya ile ilişkiler ön plana çıktı. Medya bazen çok negatif olabiliyor. Örneğin Gezi Parkı olayları zamanında CNN International'ın iki savaş muhabiri İstanbul'dan canlı yayın yapıyorlardı. Sanki İstanbul'da bir savaş varmış gibi bir tablo çiziyorlardı. Gerçeğin yansıtılması veya farklı algılanması noktasında özellikle medyanın çok önemli bir rolü var. Bu konuda neler yapılabileceği tartışıldı.

Bunun dışında panelde kriz zamanlarında destinasyonların nasıl bir iletişim kanalı ve dili kullanması gerektiği konuşuldu. Kongre büroları, şehir örgütleri ve kamu ile özel sektör olmak üzere tüm paydaşların birlikte uygulayacağı bir kriz planı olup olmadığı sorusuna cevap arandı. Tabii ki bu tür tecrübeleri geçirmiş şehirlerin B planları var. Ve bunların paylaşımı söz konusu. İstanbul, bu konuda çok tecrübesi olan bir şehir. Bu tip krizlerle karşılaştığı zaman, operasyonel anlamda çok çabuk toparlayabilen, anında tepki gösterip çözüm bulan bir şehir. Tabii özel sektör ve kamu ortaklığında hangi mesajları veriyoruz, anında reaksiyon gösterebiliyor muyuz, doğru mesajları verip şehrimize ait güvenlik hissi yaratabiliyor muyuz önemli olan bu.

"KRİZ DÖNEMLERİNDE İPTALLER ENGELLENMELİ"

Bu tip durumlarda iptalleri engellemek en önemlisi. Yine Gezi Parkı olaylarının yaşandığı dönemde organizatörler İstanbul'daki programların iptal edilmesi gerekip gerekmediğini soruyorlardı bana. Kesinlikle böyle bir şeye gerek olmadığını söylüyordum. Eğer ben iptal ettirirsem, çok ciddi bir sorun olduğunu düşüneceklerdi. Panelde genel olarak bu konuların üzerinde durduk. Herkesin fikrini istediği gibi ifade ettiği keyifli bir panel oldu." 

"ŞİRKETLER ETKİNLİKLERDEN VAZGEÇMİYOR"

Küresel anlamda patlak veren krizlerin sektöre etkilerinden de bahseden Boyce, bu açıdan 2014'ün çok parlak bir yıl olmadığına değindi. Boyce, "Kendi açımızdan baktığımızda 2015 daha iyi başlayan bir yıl. Ancak Avrupa'nın hala bir durağanlık döneminde olduğunu biliyoruz. Rusya'da yaşananlar, doların düşmesi gibi etmenler de, yalnızca toplantı ve kongre sektörünü değil, bütün sektörün durağanlaşmasına sebep olan faktörler" dedi. İşin kongre tarafının biraz daha farklı olduğunu ifade eden Boyce, "O yüzden biz sektörümüzü biraz farklı sektörlerde değerlendiriyoruz. Şirketler için etkinlikler en iyi pazarlama ve etkileşim yolu. Dolayısıyla bundan vazgeçmiyorlar" diye konuştu. 

"GÜVENLİ BİR DÜNYADA YAŞAMADIĞIMIZ GERÇEĞİ KABUL EDİLDİ"

Kongrelerin her zaman sıkıntılı kriz dönemlerinde kurtarıcı sektör olduğunu dile getiren Boyce, kolay kolay kongreleri iptal etmediklerini veya etmemeye çalıştıklarını söyledi. Boyce, "Kişi sayısı azalabilir ama iptaller olmaz. Bu da bir anlamda sektörün kendi içinde birbirine verdiği destek ve artık çok güvenli bir dünyada yaşamadığımız gerçeğinin anlaşılmış olmasından da kaynaklanıyor. Her şeyi tabii ki de durduramayız. Bu dünya böyle bir dünya haline geldi. Hepimizin bununla çalışmayı ve yaşamayı öğrenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Boyce, sözlerine şöyle devam etti:

"2015'TE KİŞİ SAYISINDA BİR AZALMA OLMAYACAK"

"Fransa'da yaşananlar, bir takım seyahat uyarılarının konması veya seyahat danışmanlarının Türkiye'yi güvenilebilir bir yer olarak tavsiye etmemeleri teşvikleri ve bireysel seyahatleri etkileyecektir. Ancak kongreler açısından 2015 yılında 2014'e göre bir azalma olacağını sanmıyorum. Kişi sayılarının da değişeceğini düşünmüyorum. Türkiye'de buna sebep olacak bir durum yok. Sadece bir algı var. Bu da genel bir algı, sadece Türkiye için değil. Bölgeye yönelik negatif bir algı var. Suriye'de yaşananlar veya bizim dışımızda gerçekleşen bir takım olaylardan dolayı bazı reaksiyonlar var ama bizim sektörümüzde bu algının önüne geçilebilir. İyi bir iletişim kurarak, uluslararası bağlarımızı kullanarak, kamunun da desteğini alarak ve tabii ki bazı gerçekleri de yadsımayarak hareket etmemiz gerekiyor. Hiç bir şey yokmuş gibi bir tavır takınmak da yanlış. Gerçekçi olarak durumu değerlendirip, ne yapılması gerekiyorsa onu yaparsak ne 2015'te ne 2016'da ne de 2017'de bir sıkıntı yaşamayız."


 

 
 
COPYRIGHTS 2008 ANTALYA FESTIVALS Antalya Tanıtım Vakfına Aittir. (Tüm Hakları Saklıdır - All Rights Reserved)  
www.antalyafestivals.org internet sitesinde yer alan her türlü etkinlik veya aktivite için bilgiler, bu konularda hizmet alınan üçüncü kişi veya kuruluşlardan temin edilmiş olup, ATAV (Antalya Tanıtım Vakfı) tarafından herhangi bir maddi menfaat temin edilmeksizin genel anlamda bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu etkinlik veya aktivitelerde oluşan gecikme ve iptallerde ATAV sorumlu değildir.
Antalya Kadın Müzesi